Bu geziyi 2018 Cumhuriyet Bayramı’nda yapmaya karar vermiştik. İş için çok gittiğim Eskişehir’e, 4 yaşındaki oğlumu götürmek bir süredir aklımdaydı. 3 gün-2 gece tatili fırsat bilip hemen planlarımızı yaptık ki Eskişehir tam da 3 günde çocukla rahatça keşfedilecek bir şehir çıktı.

17334706083619109078

İlk gün Istanbul’dan araba ile yola çıktık. Biraz daha uzun yol olan Adapazarı üzerinden TEM bağlantısını tercih ettik. Öğlene doğru Eskişehir’e vardığımızda ilk istikamet Kentpark içerisindeki Kırım Çibörek restoranda karnımızı doyurmak oldu. Eskişehir çiböreği ile ünlü. Benim ailem de göçmen olduğundan ve çocukluğumuzdan beri evde çibörek yapıldığından ailecek severek yerdik. Kentpark adından da belli, kentin içerisinde yemyeşil bir park. Çocuklarınız rahatlıkla koşup, scooter ve bisiklet binebilir. İçerisinde basit makinelerin çalışma prensiplerinden yola çıkarak oluşturulmuş çocuk parkı, ayrıca üç yaştan küçük çocuklar için de ayrı bir park var. Eğer yazın yolunuz buraya düşerse ailecek yüzebileceğiniz tertemiz bir havuz ve kumsalı da mevcut. Havuz derken aslında burası yapay bir deniz de denilebilir. Parkın içerisinde çocukların ata binebileceği bir alan da düşünülmüş. Oğlumun çok hoşun giden at gezisi ve park sonrası otelimize geçtik. Otel olarak biz Tasigo Hotel’i tercih etmiştik çünkü içerisinde ısıtmalı kapalı yüzme havuzu ve sadece yetişkinlerin girebildiği mineral şifalı sulardan bir spa alanı mevcut. Otelin yerinden, temizliğinden ve havuzundan hepimiz çok memnun kaldık. Isıtmalı havuzda oğlumuzla yüzüp eşimle dönüşümlü olarak da spa alanından da faydalandık. Otelin hemen yanında çocuklar için macera parkı da var. Burası ayrı bir tesis, bizim başka planlarımız olduğundan burayı bir sonraki Eskişehir seyahatimize saklamaya karar verdik. İlk günün akşamında yemeğimizi Mezze Terrace restoranda aldık ki çocuklarla rahatlıkla gidebileceğiniz bir balıkçı. Bin bir çeşit mezeden oluşan seçim sunuyor size. Hiç tatmadığım mezelerin tadına bakıp güzel bir akşam geçirdik. Hepimiz yol ve gezi yorgunu olduğumuzdan çok geçe kalmadan otele dönüp dinlendik.

4784135366175624018.jpg

İkinci günümüzü tamamen Sazova Bilim Kültür ve Sanat Parkı’na ayırmıştık ki gerçekten bir tam günümüzü dolu dolu geçirdiğimiz bir park oldu. İlk önce hayvanat bahçesi ve akvaryum bölümünden başladık. İki alan da çok büyük olmamakla çocuklar için çok yeterli, tertemiz tasarlanmış. Özellikle milli tatilleri Eskişehir’i keşfetmek için değerlendirecekseniz şehir bayağı turist alıyor. Bu nedenle parka çok geç olmadan gitmenizi öneririm. Parkı gezmeye Bilim Deney Merkezi ile devam ettik. Kreşten ortaokul hatta lise öğrencilerine kadar faydalı ve keyifli bilgiler sunacak bu deney merkezine oğlum bayıldı. Her sergi noktasını sırayla denedi. Buradaki deneyimimizi ilerleyen haftalarda evde de konuşmaya devam etmek son derece keyifli oluyor. Bu sohbetlere devam ettikçe aslında yaşadıklarımızı ve gördüklerimizi unutmadıklarını da anlıyorum. Deney Merkezi’nden sonra biraz mola verip öğle güneşinden de faydalanıp kendimizi parkın içindeki çimlerin üzerine bırakıp biraz dinlendik. Park yemek seçenekleri açısından biraz kısıtlı. Çibörek restoranı burada da var ancak biz ikinci gün çibörek yemek istediğimizden yanımızda götürdüklerimiz ve kantinden aldıklarımızla geçiştirmek durumunda kaldık. Bu açıdan uzun kuyrukları da düşünerek yanınızda atıştırmalıklarla gitmek iyi bir seçenek olabilir. Öğleden sonra Disneyland’i hatırlatan Masal şatosu ve Korsan Gemisi ile gezimize devam ettik. Masal şatosunun içerisinde masal anlatım seanslarına da katılabilirsiniz. Bu alanların hepsinin ayrı biletlendirildiğini de belirtmek isterim. Artık saat 16.00 sularında parkın etrafını gezen mini trene binerek iyice yorulmuş kendimizi otelimize attık. Havuz ve spa alanlarında rahatladıktan sonra akşam yemeği için Chinatown restorana gittik. Eskişehir’de çin yemeği nereden çıktı diyebilirsiniz ancak burayı orada yaşayan arkadaşlarımızın tavsiyesi üzerine değerlendirip çok da memnun kaldık. Çin tercih etmezseniz üst katı İtalyan restoranı. Bana söylenen orası da çok iyi.
Ve üçüncü artık dönüş günümüzde otelden kahvaltı sonrası ayrılarak şehrin eski evlerinin olduğu Odunpazarı semtini gezdik. Buradan şehrin meşhur tahin helvasından ve fırından sıcak sıcak çıkan tahinli ekmeğinden satın aldık. Odunpazarı’nda restore edilen evler ya butik otel ya da müze olarak değerlendirilmiş. Biz Çağdaş Cam Sanatları Müzesi’ni gezdik. Müzenin üst katında Eskişehir’in şehircilik gelişimi ve tarihinden bahseden bir alan da ayrılmıştı. Günün devamında tramvaya binerek Porsuk Çayı kenarına gittik. Hava da güneşli olunca buradaki kitapçıları gezdik. Dilerseniz Venedik’teki gondolların benzeri teknelerde de nehirde gezi de yapabilirsiniz. Şehirden ayrılmadan geldiğimizde olduğu gibi giderken de kapanışı çibörek ile yapıp Papağan Çibörek’in tadına baktık. Burası ufacık bir dükkan, önünde de genelde sıra oluyor. Şansımıza öğle yemeği saatinin biraz dışında olunca sıraya takılmadık.

14565527058849628239

Eskişehir, Pendik’ten kalkan hızlı tren ile de keyifle ulaşabileceğiniz bir şehir. Özellikle çocuklar için tren yolculuğunu deneyimlemek de çok hoş olabilir. Biz bu sefer araba ile yaptığımız seyahatimizi dönüşte Osmangazi köprüsü yolunu tercih ederek sonlandırdık. Eskişehir-Istanbul trafiğe göre yaklaşık 3.5-4 saat sürüyor. Kısa tatiller için çok keyifli bir rota olarak sizlere de önermek istedim.

Yazı Sahibi: Yıldız Biçuri Yükselci
Instagram: dauphinesse

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s