Yunan Adaları -özellikle de Türkiye kıyılarına yakın olanlar- kur artışına rağmen hâlâ Türk turistler için en ekonomik tatil alternatiflerinden… Adalardaki otellerde, çocuklu çiftlerin rahatlık olsun diye tercih ettikleri her şey dahil konseptine çok rastlanmasa da, aklınıza gelebilecek her şeyin yüksek kaliteyle ve doğallıkla sunulacağı küçük kasabalarda yapacağınız tatillerin tadı kesinlikle damağınızda kalacak. Bu yüzden zaten bir süre sonra kendiliğinden, bu butik tatilleri arıyor olacaksınız.

Ancak bu noktada gözü kapalı tercihler yapmak ya da adalara giden başka arkadaşlarınızdan tavsiyeler almak yine de sakıncalı olabilir. Her yetişkin gibi her çocuğun da farklı istekleri olacağından, kendi çocuğunuzu ve nasıl daha rahat ve mutlu bir tatil geçireceğinizi en iyi siz bilebilirsiniz. Bu yüzden ben size bugün Türkiye kıyılarına en yakın, büyük adalardan olan Midilli, namı diğer Lesvos hakkında genel bilgiler veriyor olacağım. Böylece adanın, sizin ihtiyaçlarınızı en iyi karşılayacak bölgesine kendiniz karar verebileceksiniz. Burası hem henüz tam kapasiteli turistik bir ada olmadığından çok huzurlu hem de ülkenin en büyük üçüncü adası olması sebebiyle, misafirlerine dört bir köşesinde birçok alternatif sunuyor ve tam da bu yüzden kesinlikle bir şansı hak ediyor!

Daha önce araştırdıysanız zaten biliyorsunuzdur. Aslında adanın adı Lesvos ve başkentinin adı Midilli. Yani Türkçe’de Midilli dediğimizde adanın tamamından bahsediyor olsak da aslında Midilli, adanın yalnızca başkenti ve Türkiye’den gelen teknelerin çoğunun yanaştığı merkez liman… Adaya yıl boyunca Ayvalık’tan ve yaz aylarında da Assos’tan ulaşmanız mümkün. Ayvalık’tan kalkan katamaran (Jalem Tur) ile feribotlar (Jalem Tur, Turyol ve Jale Turizm) Midilli Limanı’na geliyor. Yaz aylarında ise bir katamaran Ayvalık-Petra seferi yaparken (Jalem Tur) bir tekne de Assos-Petra seferi yapıyor (Dentur). Tüm şirketlerde, bilet ücreti güzergaha ve teknenin şekline yani sefer süresine göre 25-35 € arasında değişiyor. Sefer süreleri de 45 dakika ile 2 saat arasında değişiyor. 0-6 yaş arası çocukların biletleri ücretsiz ve onlar için yalnızca liman vergisi ödeniyor. 6-12 yaş arasındaki çocukların biletleri ise %50 indirimli. Yani Edremit Körfezi’ne yapışan bu adanın son yıllarda ulaşım açısından Ege’deki en avantajlı adalardan biri olduğu söylenebilir. Bu arada, eskiden Foça ve Dikili’den Midilli Limanı’na seferler yapılıyorduysa da yakın vadede bu seferlerin tekrar başlayacağına yönelik bir öngörü yok.

Adayla ilgili bilmeniz gereken bir başka temel şey de gerçekten çok büyük olduğu… Bu yüzden araçsız gezmeniz kesinlikle mümkün değil. Sırt çantalı gezginlere lafım yok, ancak çocukla toplu taşıma ya da otostopla tatil burada mümkün olmaz. Bu sebeple kesinlikle araç kiralamanız gerekir. Kiralama yapmak için yeni ehliyete sahip olmanız yeterli. Bir de kendi aracıyla adaya geçmeyi düşünebilecekler için, tekne ücreti ve yeşil sigorta göz önünde bulundurulduğunda en az 7-8 günlük seyahatler için bu alternatifin mantıklı olabileceğini de söylemek lazım. Konaklama içinse en kapsamlı (yani en ucuzundan en kalitelisine) alternatifler, adanın kuzeyinde… Merkezde de birçok otel, pansiyon, kiralık oda bulmak mümkün; ancak yaz tatilleri için yönünüz ister istemez, merkez dışına dönüyor olacak. Temel olarak adaya nasıl gelinebileceği ve nasıl hareket edilebileceği ile ilgili kafanızda bir fikir oluştuysa gelin şimdi bölge bölge incelemeye başlayalım.

* Midilli Şehir Merkezi: Adanın başkenti konaklama, yeme-içme ve eğlence açısından bizlere birçok alternatif sunuyor olsa da çocuklu tatilin tamamını geçirmek için iyi bir konaklama noktası sayılmaz. Deniz için de merkezde, kalenin altındaki Tsamakia plajında giriş ücreti ödeyerek, havaalanı tarafındaki beachlerde ücretli olarak ya da yol kenarında gördüğünüz herhangi bir yerde ücretsiz olarak denize girebilmeniz mümkün. Ancak buralar hem günübirlikçi tatilcilerin hem de çalışıyor olan adalıların denize en kolay eriştikleri noktalar olduğundan, geniş vakti olanlar için bence iyi alternatifler değil.

Havaalanı yolunda denize girilebilecek noktalardan biri 

Öte yandan “biz zaten deniz değil, havuz istiyoruz” derseniz, yine havaalanı tarafındaki yıldızlı otelleri tercih edebilirsiniz. Bu arada şehir merkezindeki gezilerinizle ilgili dikkat etmeniz gereken önemli bir nokta var. Şehrin tam göbeğinde bir liman olduğu için, her ne kadar muhteşem olsa da yürüyüşlerinizde çocuklarınıza inanılmaz konsantre olmanız gerekecek. Çünkü limana büyük tekneler demirliyor ve suyun derinliği azımsanacak gibi değil. Bu yüzden dikkatsizlikler kazalara sebebiyet verebilir.

Midilli Limanı

View this post on Instagram

Bazı manzaralar filtre falan istemiyor. En güzel havada ve en güzel saatte yakalanmış olmaları yeterli 🥰 Yazın gezdiğiniz yerlerin kış halleri bambaşka… Hep söylüyorum, ama tekrarlayayım. Şuraya yazın, buraya kışın gidilir gibi kalıplara girmeyin 😉 Her yer her mevsimde başka bir karaktere bürünüyor… Hepimize şimdiden iyi yıllar olsun 😇 #midilli #lesvos #midillidennotlar #sunset #tranquility #sea #ig_lesvos #traveller #holiday #instatraveling #instagreece #travelblog #cokgezenlerkulubu #hayatakarken #aniyakala #benimkadrajimdan #gununfotografi #benimgozumden #instago #mitilini #instablog #travelstoke #travelbrag #vacation #hurriyetseyahat #milliyetrota #sabahtatil #yunanistan #yunanistandannotlar #greece

A post shared by Greece | Travel & Food (@yunanistandannotlar) on

Öte yandan, merkezden sahil yolunu kullanarak kuzeye doğru çıkarken 15-20 km’lik mesafede çok güzel plajlar var ve merkeze yarım saatten az mesafedeki bu yerleri de Midilli içine dahil etmek gerek. Örneğin Thermi kasabasındaki Kanoni plajı ya da Mistegna’daki Skala Mistegnon ve Nees Kydonies (Yeni Ayvalık) plajları kolayca ulaşılabilecek çok keyifli plajlar… Ancak Kanoni bir beach formatında olduğundan sürekli müzikli ve daha gürültülü olacaktır. Eğer sakince ve daha da önemlisi ücretsizce eğlenmek istiyorsanız burada benim öncelikli tavsiyem küçük çakıllı Skala Mistegnon… Hem taverna ve hem de cafe bulabileceğiniz bu köy, kafa dinlemek için bire bir… Gerçi buradan biraz daha kuzeydeki Nees Kydonies ya da diğer ismiyle Mpaltziki’de de plajın ortasında küçük bir liman var. Limanın bir tarafındaki deniz kumlu ve sığ, diğer tarafı çakıllı ve daha derin. Tam da bu yüzden, yani sürprizli bir yer olması sebebiyle, bir şansı hak ediyor olduğunu söylemek mümkün. Bu arada bu bölgede de tavernalar ve cafeler var.

Skala Mistegnon

Merkezden güneye doğru giderken de uzak olmayan mesafelerde ikisi de kumlu olan Charamida ve Karpouzi plajlarına ulaşabilirsiniz. İki plajda da kantin bulunuyor ve alışveriş yapmanız karşılığında alanı kullanabiliyorsunuz. Özellikle Karpouzi kamp yapanların da tercih ettiği bir bölge ve ağaçlar arasında, tamamen izole bir alanda bulunuyor olduğu için de çok güzel. Ancak deniz hızlıca derinleşiyor. Bu yüzden burayı ancak çocuğunuz yüzme biliyorsa ya da kollukla yüzmeye karşı çıkmıyorsa tercih etmenizi tavsiye ederim.

Karpouzi

Bu bölgedeki nispeten uzak bir alternatif de Agios Ermogenis… Adını küçük bir kiliseden alan ve tavernası da olan minicik bir plaj burası. Aslında tavernanın plajı bile denebilir. Burada her şey iç içe çünkü gerçekten çok küçük… Ağaçların ortasındaki bu kumlu, sevimli plaja da bir şans vermek lazım.

Agios Ermogenis

İşte Midilli’nin merkezinde konaklayarak hem kuzey hem de güneydeki bu yakın alternatifleri değerlendirebilirsiniz. Ancak bunu istemezseniz, şehrin tam merkezinde kalmayalım derseniz, saydığım bölgelerde de konaklamak için birçok yer bulabilirsiniz. Özellikle havaalanı yolundaki butik ya da yıldızlı oteller burada alternatif olabilir. Ancak Thermi ya da Mistegna’da da sevimli pansiyonlar bulmak ve buraları merkez alarak gezmek de mümkün.

Adanın Kuzeyi: Adanın daha turistik olan kuzey bölümü yaklaşık olarak Behram ve Assos’un karşısına denk geliyor olduğundan suyun sıcaklığının da buralara benzediğini söylemek lazım. Burada kırmızı kumlu plajı ve çakıllı deniziyle Tsonia kesinlikle adanın en karakteristik plajlarından biri… Yolu biraz zahmetli olsa da manzaralar kesinlikle bunu keyifli hale getiriyor. Bu arada bu plajın en önemli özelliği de bu bölgede sıkça görülen yunuslar… Yüzerken birkaç yunusla karşılaşmak, deniz keyfinizi bir kat daha artırabilir.

Tsonia

Biz konaklama yapacağımız yere gidelim ve denize de yürüyerek gidip gelelim derseniz, en şahane alternatifler Petra ve Anaxos olacaktır. Adanın en turistik noktası olan Molyvos ve merkezi kesinlikle çok keyifli, ancak denize girmek için size ücretsiz alternatifler sunamıyor. Beach kulüpler de yüksek müzikli… Bu yüzden kendinizi ya Petra tarafının kumlu plajına ya da Eftalou’daki çakıllı plaja atmanız gerekecek.

Petra 

Adanın Güneyi: Güney tabiri adadaki iki körfez (Gera ve Kalloni) arasındaki parçayı belirtmek için kullanılıyor ve buradaki en güney nokta da Plomari ilçesi. Çok basitçe söylemek gerekirse, burası Türkiye’de Foça, Dikili taraflarına denk geliyor olduğundan, su sıcaklığı da aşağı yukarı buralardaki gibi… Yani buralar, güneyde bulunmalarının da etkisiyle adanın nispeten suyu daha ılık olan bölümleri… Ayrıca adanın en meşhur plajları da buralarda. En doğudan batıya doğru saymak gerekirse Tarti (kumlu), Agios Isidoros (kumlu/çakıllı), Melinta (çakıllı), Drota (çakıllı) ve Vatera (kumlu) kesinlikle deneyimlenmesi gereken plajlardan…

Vatera

View this post on Instagram

Herkese keyifli bir hafta sonu dilerim☺️ Çeşitli organizasyon sorunları sebebiyle bugün uygulanmaya başlanacağı açıklanan kapı vizesi şu an için uygulanamıyor durumda. En geç bir haftaya kadar sorunların çözülmesi öngörülüyor. Ancak siz yine de detaylı tüm bilgileri, kapı vizesi için evraklarınıza yardımcı olan aracı şirketlerden alabilirsiniz; zira prosedür adalara bağlı olduğu için hepsinde birkaç günlük farklılık olması muhtemel… Ama her halükârda bu kumsallar sizi bekler ☺️ | Yer: Vatera-Lesvos (Midilli Adası) | #nofilter #greece #yunanistan #yunanistandannotlar #aniyakala #cokgezenlerkulubu #instagreece #instatravel #travelgram #travelgreece #travel #travelling #travelporn #benimkadrajim #traveldiaries #nature_greece #gununfotografi #travelblog #travelblogger #hayatakarken #gununkaresi #zamanidurdur #deniz #sea #fotografheryerde #fotografia #lesvos #midilli #midillidennotlar

A post shared by Greece | Travel & Food (@yunanistandannotlar) on

Melinta

Ancak bu plajların hepsi çok meşhur olsa da kuşkusuz aralarında en bilineni Agios Isidoros. Denizin içi kumken sahilde incecik çakılların olduğu bu plaj gerçekten çok özel… 2 km’lik uzunluğuyla adanın en geniş plajlarından biri olan Agios Isidoros ayrıca Yunanistan’ın da en iyi yedinci plajı seçilmişti.

Agios Isidoros

Ancak tüm bu plajların genel özelliği, suya girdikten sonra derinleşmeye başlıyor olmaları. Dolayısıyla eğer siz denize girdikten sonra su hemen derinleşmesin ve sıcaklık da nispeten daha yüksek olsun isterseniz, kesinlikle körfezlerin içindeki noktaları, özellikle de Kalloni Körfezi içinde bir yerleri tercih etmelisiniz.

Kalloni

Adanın Batısı: Adanın batısı, bitki örtüsü anlamında diğer noktalardan çok farklı. Özellikle Kalloni Körfezi’nden batıya doğru gitmeye başladığınızda, çevrenizin çoraklaştığına şahit olacaksınız. Volkanik bir patlamanın etkisiyle bu hale gelen bölgenin önemli noktalarından biri olan Sigri’de, ziyaret edebileceğiniz çok kapsamlı bir fosil orman ve fosil orman müzesi de var. Bu volkanik hareketliliğin de etkisiyle, batıdaki plajların kum ağırlıklı olduğunu söylemek zor olmaz. Buradaki en meşhur plaj neresi derseniz, cevap kesinlikle antik dönem lirik şair Sappho’nun memleketi olan Skala Eresou olacaktır.

Skala Eresou

Sadece bununla sınırlı kalmadan güney batıda Tavari, kuzey batıda da Gavathas plajlarını ziyaret edebilirsiniz. Bu bölgede de su sıcaklığının aşağı yukarı güney plajlardaki gibi olduğunu belirttikten sonra altı çizilmesi gereken bir noktaya da değinmek isterim –ki o da batıdaki konaklama alternatiflerinin daha kısıtlı olduğu… Adanın kuzeyindeki ya da merkezindeki lüks otellere bu bölgede rastlamak mümkün değil. Bir de batının adadaki diğer noktalara kıyasla, daha bohem bir bölge olduğunu da söylemek lazım.

Uzun lafın en kısası, adanın neresini ziyaret edecek olursanız olun, temelde en az 3-4 güne ihtiyaç duyacağınızı aklınızda bulundurun. Hakkınca gezmeyi hedeflerseniz en az 7-8 gecelik bir seyahat planlayın. Dinlenmek için geliyorsanız tek bir otel ve yalnızca çevresindeki yerleri gezmeyi hedefleyebilirsiniz ancak keşfetmekten hoşlanıyorsanız kesinlikle mobil olun ve adanın en az iki farklı bölgesinde konaklayın. Yeme-içme konusunda çekingen olmayın, zira burası birkaç yıl üst üste Yunanistan’ın gastronomi başkenti seçilmiş bir yer! Her nereye girerseniz girin, kötü bir şey yeme olasılığınız ciddi anlamda düşük… Aslında adayı yalnızca bir yaz tatili güzergahı olarak da görmemek lazım ama eğer yazın geliyorsanız, deniz kenarıyla da sınırlı kalmayın ve dağ köylerini gezmeyi ihmal etmeyin. Köy kahvelerinin size sunacağı inanılmaz lezzetlere hazırlıklı olun ve eğer bir sorunuz olursa benimle iletişim kurmaktan ya da Instagram’da #midillidennotlar hashtagindeki paylaşımlarımı incelemekten çekinmeyin 😉

Yine de her şey dahil otellerde ısrar ediliyorsa Kos ve Rodos Adaları, Ege’deki tek alternatifler.

Yazı Sahibi: Nazlı

Instagram: yunanistandannotlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s