Bugünkü yazımızın konusu uzun zamandır gitmek istediğimiz ama aktif, tabiri caizse yaramaz bir bebekle bizim tek başımıza cesaret edemediğimiz Abu Dhabi gezisi. Oğlumun ilk doğum gününü beraber kutlamak amacıyla bizi ziyarete gelen ailelerimizin varlığını fırsat bilerek hayalleri gerçeğe dönüştürelim dedik. Hem aileye turistik bir gezi olur hem de biz bebeğe birkaç elden bakabilecek aile büyüklerimiz ile yolculuğumuzun yükünü hafifletiriz diye düşündük. Sizin için yurt dışı bizim için ise şehirler arası yaklaşık 1-1:30 saatlik mesafe uzaklıkta olan Abu Dhabi şehrindeki gezi rotamız: Sheikh Zayed cami ve Saadiyat adasındaki Lauvre sanat merkezi. Aslında liste uzundu ama gelin neler oldu beraber yazının devamını okuyalım.

IMG_4407.JPG

Gezi günü sabah ilk iş oğlumun gün içinde yiyebilecek yemeklerini hazırladım. Dışarı

gideceğimiz zaman mama termosları benim kurtarıcım. O gün normalden daha fazla çeşit yemek hazırladım çünkü her ne kadar mesafe görece kısa olsa da günümüzü zehir etmektense bebeğe bol alternatifli bir yemek menüsü ile garantici davranmayı tercih ettim. Yolculuğu Tony’nin öğlen uyku saatine denk getirmeye çalıştım çünkü araba koltuğunda oturmak onun için tam bir işkence. Evet, tehlikeli biliyorum ama araba içinde bir sağa bir sola gidiyor oyun oynuyor kendince dikkat çeken ne varsa onunla uğraşıyor (Umarım bu konuda yalnız değilimdir). Her neyse, tam uyku vakti düştük yollara, Tony kucağımda emerek uyudu ve daha sonra araba koltuğuna koydum, yol artık benim için keyifli bir hal almaya başladı. Etrafı seyrediyor, ilk kez gördüğüm yerlere bakıyordum. Adeta huzurlu bir yolculuk anı oldu.

_dsf6798

Gezeceğimiz ilk durak olan Sheikh Zayed Camisi’ne yaklaşırken oğlum uyanmaya başladı. Cami otoparkına arabayı park ettiğimizde fark ettik ki bizim camiye kadar devam eden upuzun bir yolu da yürümemiz gerekiyor. Bu yürüyüş boyunca aşırı klimaya maruz kalıyorsunuz ki bu bölgenin genel kuralı aslında bu: dışarısı çok sıcak en az 30 derece, kapalı mekanlar ise 10-15 derece. Bu yüzden bebek için uzun kollu kazak almanızı öneririm. Camiye ilk vardığımızda bebek arabasında gayet uslu duran oğlum cami kenarındaki havuzu görünce çıldırmaya başladı. Verdiği tek bir mesaj vardı, beni yere bırakın su ile oynayacağım. Bizim için nöbet başlamış bulunmaktadır. Dönüşümlü olarak annem bebeğe bakarken biz eşim ile gezip bol bol fotoğraf çekimi yaptık daha sonra bebek bakım sırası bizdeydi. Zaten havuz ve su alanını atlattıktan sonra bizimki tertemiz yerlerde gezintiye başladı. Ben bebeğim emeklemeye başladıktan sonra her nerede olursak olalım bebek yerde oynamak ve emeklemek istiyorsa yere bırakıyorum, AVM içerisinde bile. Camide de yerlerde dolaşan oğlum enerjisini attı. Bu arada cami içerisinde tuvalet ve abdest alma yerleri gayet temizdi. Ayrıca geniş ve ferah bir bebek emzirme odası bulunmaktaydı ki orada baya dinlenme fırsatı bulduk annemle. Aslında Tony bir süre de mescitte oynayarak hem kendini mutlu etti hem de bize dinlenme fırsatı sundu. Yaklaşık 2-3 saat camide vakit kaybettik ki bebeksiz 1 saate görebileceğiniz yerleri biz 2-3 kat daha fazla zaman harcayarak gezebildik.

_dsf6978

Saat 4 sularında Türk yemeği yemek isteyen anne için Sofra İstanbul isimli restoranda yemek yedikten sonra düştük yollara. Bir sonraki durağımız ise Saadiyat adasında bulunan Lauvre sanat merkezi. Ben buraya sadece demir ağlarla örülü tavanı görmek için gittim desem yalan olmaz. Jean Nouvel tarafından ve 27 milyon dolara yakın bir bütçeyle yapılan bu muhteşem turizm ve sanat merkezinde firavun zamanından kalma mumyaları, Osmanlı sultan kıyafetlerini, seramik tabakları hatta mango ve çocuk müzesini ziyaret edebilirsiniz ama ben sadece tavanını görmek için gitmiştim. Hem yolculuktan hem de cami içerisinde aşırı aktiviteden dolayı yorulan oğlum ben müzeyi gezerken kollarımda uyudu kaldı. Yatak şeklinde olan çocuk arabasında uykusunun kalanına devam etti. Hem rahatça müzedeki eserleri yakından inceleme fırsatı buldum hem de bol bol dinlenmeye vaktim oldu. Müzeden çıkmaya yakın uyanan oğlumla günü neredeyse bitirmiştik aslında. Başta da bahsettiğim gibi liste uzundu ama bebek ile istediğimiz saatte istediğimiz şeyleri yapamadık. Sanat merkezini görebildiğimiz Saadiyat adasına gitmek yerine cami çevresinde bulunan diğer gitmek istediğimiz yerlere gitsek belki 1-2 şey daha yapabilirdik ama ben bu sanat merkezine gitmeyi tercih ettim.

img_4362

Bir de oğlum emekleme döneminde değil de yeni yeni yürüme çağında olsaydı yolculuk bu kadar yorucu geçmezdi sanırım ama bence yine de o kadar yorulmaya değdi. Muhteşem kareler yakaladığımızı düşünüyorum. Bu arada siz de bebeğin emekleme ve yürümeye yeni başladığı dönemde benim gibi çok zorlandınız mı? Emeklemeden önce istediğimiz gibi geziyorduk bebek arabasında saatlerce etrafı izliyordu ama şu an durum çok değişti etrafı keşfetme süreci yerde emeklemek ve yerden bulduğu taşları ağzına götürmekten ibaret. Sanırım birkaç ay gezilere ara verip tam anlamıyla yürümeye başlamasını bekleyeceğim. Siz bu dönemde neler yaptınız, var mı bir öneriniz? Bu arada, dönüş yolculuğunda araba koltuğuna zorla oturtulan ve iPad ile oyalanan oğlum yol boyu uyumadan oyun oynamaya devam etti. Son olarak müze için kişi başı yaklaşık 85 TL (16 USD) ödeme yaptık. Cami girişi ise ücretsiz.

Yazı Sahibi: Sevim Cengiz

Instagram: dubai_mumm

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s